Verem Hastalığı (Tüberküloz)

Verem Hastalığı (Tüberküloz)

“Verem” adı ile aşina olduğumuz “tüberküloz” Mycobacterium Tuberculosis isimli bir bakterinin neden olduğu ve çok büyük bir oranla akciğerleri etkileyen, çok korkulsa da tedavi edilip önlenebilen bir hastalıktır. Kişiden kişiye hava yolu ile bulaşan verem hastalığı hızlı kilo kaybı, halsizlik, kanlı balgam, gece terlemesi, minimum 2 hafta boyunca geçmeyen öksürük ve şiddetli göğüs ağrısı gibi belirtilerle etkisini hissettirir. Tüberküloz tanısı sırasında akciğer grafisine başvurulur ve kesin tanı için balgam kültürü yapılması gerekir.

 

“Dünya Sağlık Örgütü tüberküloz verileri hastalığın potansiyel tehlikesini anlamamız adına oldukça önemlidir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünya nüfusunun yaklaşık üçte birinde gizli verem bulunur. Bu gruba giren hastalar enfekte olmuşlardır ancak henüz hastalık belirtileri ile karşılaşmamalılardır. Bağışıklık sistemlerini zayıflatan herhangi bir değişken tüberküloz riskini arttırır. Tüberküloz belirtileri aylar boyunca hafif şekilde seyredebildiğinden önemsenmeyebilir ve hastalık taşıyan kişi tedavi gereksinimi duymadığı için yakın çevresine verem bulaştırabilir.”

 

Verem Belirtileri Nelerdir?

En sık görülen verem hastalığı belirtilerini şu şekilde sıralayabilirim;

  • En az iki hafta boyunca devam eden öksürük
  • Kan tükürme
  • İstenmeyen kilo kaybı
  • Ateş
  • Titreme
  • Halsizlik, yorgunluk
  • Göğüs ağrısı, nefes alırken veya öksürürken ağrı hissedilmesi
  • Gece terlemesi

Tüberküloz genellikle akciğerleri etkileyen hastalıklardan biri olarak sınıflandırılsa da zaman zaman böbrekleri, beyni, lenf bezlerini veya omurgayı etkisi altına alabilir. Dolayısıyla verem belirtileri hastalığın tutunduğu organa göre değişiklik gösterebilir.

 

Verem Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

Verem hastalığı Mycobacterium Tuberculosis adlı bakterinin solunum yolu ile bulaşması sonucu oluşur. Tedavi görmeyen ve aktif tüberküloz hastalığı bulunan kişilerle aynı ortamda bulunan kişiler verem hastalığına yol açan bakterileri solur ve enfekte olur.

Her ne kadar verem bulaşıcı bir hastalık olsa da verem olmak düşünüldüğü kadar kolay değildir. Daha önce de ifade ettiğim gibi verem taşıyıcısı olan hastalar dahi verem hastasına dönüşmeyebilir. Ancak bağışıklık sistemini zayıflatan çeşitli sağlık sorunları bulunan kişilerde verem hızla etkisini hissettirir.

Verem riskini arttıran unsurları şu şekilde belirtebilirim;

  • Bazı kanser türlerine yakalanmış olmak
  • HIV/AIDS
  • Diyabet
  • Kanser tedavisi alınması
  • Beslenme yetersizliği
  • Çok genç ya da ileri yaşta olmak
  • Latin Amerika, Doğu Avrupa, Afrika, Asya, Rusya ve Karayipler gibi verem hastalığı görülme sıklığının yüksek olduğu bölgelerde bulunmak

 

Verem Teşhisi ve Verem Tedavisi

Verem tedavi edilmediği takdirde maalesef ölümlere neden olabilir. Verem hastalığının aktif formu tedavi edilmezse genellikle akciğerler etkilenir fakat zaman içerisinde hastalık  kan yoluyla tüm vücuda yayılabilir. Veremin yayılmasına bağlı olarak eklemler zarar görebilir, menenjit hastalığı oluşabilir, karaciğer veya böbrek hastalıkları başlayabilir, omurga ağrısı hissedilebilir ve kalp sorunları yaşanabilir.

 

Verem şikayetleri ile başvuran hastalarımızın öncelikle şikayetlerini ve öykülerini dinliyorum. Daha sonra fiziksel muayene sırasında lenf nodlarında şişme olup olmadığını kontrol edip stetoskop ile akciğerlerini kontrol ediyorum. Verem tanısı koyabilmek adına akciğer grafisi sonuçlarını inceliyor ancak farklı hastalıklar da verem ile benzer etkiler yaratabildiği için kesin teşhis için balgam kültürü yapılmasını istiyorum.

Verem hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar yalnızca Verem Savaş Dispanserlerinden ücretsiz olarak temin edilir. Verem hastaları ilaçlarını Verem Savaş Dispanserinde görev yapan sağlık personelinin gözetiminde kullanır.

 

Verem tedavisi günümüzde güçlü ilaçlar yardımıyla başarıyla sonuçlanmaktadır. Genel olarak beş ayrı grupta toplanan verem ilaçları ile tedavi başlatıldığında hastaların ilk 2 aylık süreçte dörtlü ilaç, sonraki 4 aylık periyotta ise ikili ilaç tedavisi almaları gerekir. Balgam kültürü ile elde edilen sonuçlar doğrultusunda ilaç miktarı azaltılabilir. Diğer bakteriyel enfeksiyonlardan farklı olarak verem tedavisi sırasında önerilen ilaçların uzun süreli ve düzenli olarak kullanılması gerekir. Verem tedavisi çoğunlukla 6 aydan daha fazla sürer. Tedavi rutinine uymayan hastalarda dirençli tüberküloz oluşması mümkün olduğu için hastaların ve yakınlarının tedavi sürecinde hassas davranmaları gerekir.

 

Tüberküloz tedavisi uzun ve komplike bir süreçtir. Hastaların fiziksel sağlıkları bozulduğunda psikolojileri de etkilenebilir. Bu nedenle hasta yakınlarının kendilerini desteklemesi ve gerekirse psikolojik destek almalarının sağlanması tavsiye edilir.

 

Verem tedavisi sürecinde ilaç kullanımına ek olarak hastaların sağlıklı bir hayat sürmeye çalışması ve stresten uzak kalması gerekir. Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi adına düzenli beslenilmeli ve hastalık semptomlarını arttıracak davranışlardan kaçınılmalıdır.